MİLLETLERARASI TAHKİM VE KARMA TEORİ
Milletlerarası tahkim, özellikle sınır ötesi projelerde veya taraflardan birinin devlet olduğu durumlarda, uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine tarafların belirlediği hakemler önünde çözülmesini sağlayan hızlı ve etkin bir alternatif çözüm yoludur.
Tahkimin hukuki niteliğine dair tarihsel süreçte birçok teori öne sürülmüş olup, günümüzde uygulama ve doktrinde en çok kabul gören yaklaşım Karma Teori’dir.
I. Tahkimin Hukuki Niteliği ve Temel Teoriler
1. Sözleşmesel Teori
Bu teoriye göre tahkim, tarafların irade serbestisinin bir yansımasıdır. Başlangıçta hakemlerin tarafların "temsilcisi" olduğu savunulsa da, modern sözleşmeci teori bu görüşü terk ederek tahkimi tarafsız bir özel hukuk işlemi olarak nitelendirir.
2. Yargısal Teori
Yargısal teori, tahkimi devletin yargı yetkisinin bir parçası olarak görür. Devlet, kendi hukuk düzeni içerisinde tahkimin icrasına izin verdiği ölçüde bu müessese işlerlik kazanır.
- • Hüküm Teorisi: Hakemin kararını yargısal bir işlem olarak görür.
- • Tahkim Yeri Milli Hukuk Teorisi: Tahkimin, icra edildiği yerin hukukuna tabi olduğunu savunur.
3. Karma Teori: En Güncel Yaklaşım
Karma teoriye göre tahkim, ne tamamen mahkeme kararı ne de sadece basit bir sözleşmedir; ikisinin birleşimidir. Taraflar iradeleriyle kendi yargılarını kurarken, bu sistemin geçerliliği ve hakem kararının icrası ulusal hukuk düzenine dayanır. Sözleşme özgürlüğü ile yargısal denetim, bu teoride birbirini tamamlayıcı niteliktedir.
Sonuç olarak, uluslararası ticaretin hızına ayak uyduran tahkim müessesesi, özel hukuk sözleşmeleri ile kamu otoritesinin (devlet hukukunun) mükemmel bir sentezini sunmaktadır.
Av. Bilal Gürel
GÜREL & KILIÇ HUKUK OFİSİ